08.07.2020, 00:49 128

Antidepresan İmparatorluğu

Bugün dünyada bir antidepresan imparatorluğu hüküm sürmektedir. Toplumların kitlesel olarak uyuşturulduğu ve uyuştuğu bir döngüde katı olan herşey buharlaşmaktadır.

Evet; insanların bedensel olarak sağlıklı ruhsal olarak hasta olduğu zamanlardan geçmekteyiz. Leblebi yer gibi antidepresanların tüketildiği çarenin sakinleştirici ve yatıştırıcı ilaçlarda arandığı ilginç bir durumla karşı karşıyayız. Herkesin anlaşılmak istediği fakat kimsenin kimseyi anlamak istemediği gerçeği yüzümüze bir şamar gibi değiyor. Kalabalıklar içinde yalnız olduğumuzu kendimize bile itiraf etmekten kaçınıyoruz. Başkalarının nazarında inşa olunmuş dünyaların ve bitmeyen bir oyunun içinde kendimize dahi rol yapıyoruz. İnsanlık onurunun yine insanın kendi eliyle ürettiği eşya karşısında yenilgiye uğraması vicdanları sızlatmıyor. Antidepresanlarla sakinleşen bedenler bir yerde susturucu takılmış silahlara benziyor. Ruhları kemiren tükenmez bir hırs ve şişkin ego,  semtine sabrı ve şükrü yanaştırmıyor. Bir isyan bir boşvermişlik bir nemelazımcılık haramiler gibi kesiyor insanların yollarını. Çoğu insan koşarken kendi ayaklarıyla kendine çelme takmaktan başka birşey yapmıyor.

Çağın malumat bombardımanına uğramış dimağları bu derin cahilliğin girdabında boğulmayı marifet zannediyor.  Herşeyi bilen ve merak eden çoğu insan maalesef kendini  bilmiyor. Herşeyi arayıp bulan insan bir türlü kendini arayıp bulmuyor.

Tüm bu serencam içinde,  önyargılarla dolmuş ve yalanlarla manipüle olmuş ruhların kendilerine özgü bir şahsiyetlerinin gelişmediği hakikati gün gibi ortadadır. İnsan varlığının sigortası olan şahsiyet kişiyi her türlü karaktersizlik salgınından koruyan önemli bir unsurdur. Fakat günümüz dünyasının bize sunduğu argümanların çoğu şahsiyetsizlikten başka birşey içermemektedir. Hazcı kültür bütün değerlerin üstüne çıkmış insanı insan yapan unsurlar sanki dönmemek üzere dünyamızı terk etmiştir.

Şimdi insanların gündeminde herşeyden olabildiğince zevk almak bir taraftanda her türlü acıyı sıfırlamak düşüncesi vardır. Bu duygular içinde hareket eden kitleler bir pay alma yarışında birbirlerini çiğnemekte güçlü olan zayıf olana yaşam hakkı vermemektedir. Bu durum toplumsal yapıda daimi bir stresi gerginliği ve depresyonu doğurmaktadır. İnsanlar birbirinden korkmakta kimse kimseden emin olamamaktadır. Bu korku hali kişinin kendini güvende hissetmesinin önünü kesmektedir. Bu ise kesintisiz bir stresin önünü açmakta birçok insanı bitmeyen bir depresyonun içine sokmaktadır.

Esasında stres dediğimiz durum insanın zor durumlar karşısında harekete geçirdiği bir savunma mekanizmasından ibarettir. Çok yoğun duygulara maruz kalan insan belli bir süre sonra fark eşiğini aştığı için çoğu şeyi hissedemez hale gelmektedir.

Stres yeni karşılaşılan durumlara karşı bir nevi vücudun verdiği bir savaştır. Genelde kendini güvende hissetmediği durumlarda içte bir güvenlik çemberi kurmaya çalışırken bu durum ortaya çıkar. Tehlike durumunda bir nevi vücudun ikaz sireni gibidir. Korkunun yoğunluğuna göre stresin boyutları artar ve eksilir. Tem tersine aşırı sevinç ve heyecan hallerindede stres gelişir. Burada alışkanlıkların ve tutumların belirleyici olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin bir insanın aşırı derecede strese girdiği bir durum başka bir insanda normal karşılanabilir. Bunun da alt yapısında geçmiş yaşantılar ve geleceğe bakış farklılıkları yatar.

Stresin bir önceki aşaması olan kaygı aşaması belli bir düzeyde tutulduğu zaman faydalı bir işlev görebilir. Fakat aşırı kaygı belli bir süre sonra hareketlerin ritmini bozarak kişinin elini kolunu bağlar.

Son yıllarda artan çoğu hastalığın kaynağında uzun süreli stres hali vardır. Sinirleri daima gergin olan bireylerin eklem ağrıları, astım, ülser ve fıtık gibi hastalıklara yakalanmaları olasıdır. Sükûnete kavuşmak isteyen beden bunu elde edemeyenci tümden depresyona girerek kendini bir nevi durdurur. Vücudun farklı bir şekilde işlevlerini durdurarak greve gitmesine benzeyen bu durum hayatın tadını tuzunu alır götürür.

İletişim kaynaklarının kapanması ve yanlış anlamaların yoğunlaşması yüzünden ikili ilişkiler sağlıklı bir şekilde yürüyemez hale gelmektedir. Bu durumda ortaya çıkan boşluk evham ve çeşitli kurgularla doldurularak önyargılar büyütülür. Bu önyargılar bir tohum gibi kalbe düştüğünde ise yerini stres ve depresyona bırakır.

Şimdiki zamanın getirdiği görevleri yapmayıp enerjisinin bir kısmını geçmiş zamana bir kısmını gelecek zamana harcayanların bu işten elde edecekleri tek şey artık kronik hale gelmiş bir tedirginlik ve ne yapacağını bilmeme halidir.

Yanan ateşi söndürmek için ateşin üstüne benzin döküldüğü hiçbiryerde görülmemiştir. Fakat modern psikiyatri ilmi ateşin üstüne benzin döker gibi zaten kendini bir şekilde durdurmuş veya kitlemiş ruhları iyice felç etmeyi bir başarı saymaktadır. Sorunu çözmek yerine sorunu dondurmayı kendine ilke edinen bu disiplinin en büyük silahı insanlara deli damgası vurmak birde antideprasan haplarıyla insanları uyuşturmaktadır.

Aslında kapitalist sistem dünyada kurulmuş olan en büyük akıl hastanesi olarak insanları futbolla dizilerle ve müzikle zaten uyuşturup durmaktadır. Uyuşturamadıklarını ve ehlileştiremediklerini ise psikiyatri ilmine havale etmektedir.

Son tahlilde çağın hastalığı olan depresyon ve stresin asıl sebebi çağın bizatihi kendisidir. İnsanı varoluş çizgisinden saptırıp hız ve hazzın kölesi yapan bedene ait herşeyi bir zevk makinesi gibi kurgulayan bu çağ maalesef ruhunu çoktan yitirmiştir.

İnsan kendisine dönmeden ben niye yaşıyorum diye sormadan ve varlığının anlamını kavramadan bu kısır döngüden kolay kolay kurtulamaz. Biyolojik olarak yaşadığı halde ruhsal olarak ölmüş olanların sayısı ise her geçen gün artmaktadır. Sevgisizlik  acımasızlık ve bencillik ise yaşayan ölülerin genel özellikleri olarak karşımızda durmaktadır.

Yorumlar (0)
Son Yorumlar
Hasan daği volkanik bir daği yavaş yavaşda olsa hareketemi geçiyor acaba bence incelenmeli..
sekiz on liraya çıkdıgı sene üç ay sonrada çıktın patetesler çillendi ne olacak çfcinin hali dedin ne lahana neperiz
Sayın vekilim sayın müdürüm sayın başhekimim bayramınızı kutlarım. Boş kalan kadrolara rusyadan getirseniz de bizde bayram etsek. Kendisine zor değil iyi bilir oraları
Bunlar Avcı değil bu da avlanma değil...böyle avcılık böyle Avcı böyle insan olmaz olsun!!!!!
sanayide kelle başı 25 -30 tl istiyorlar bir kelleyi en fazla 3-4 dak ütüyorlar niğde de ütülmüş kelle paşakapıda 30 tl önünde 15-20 kelle olan ütücüler iş sorunca müşteriyi hesaba almamaya başlamış hatta insanı it gibi kapıyor eşşek gibi tepiyorlardı 2. gün ikindi sinek avliyorlardı
18°
açık
24_09_2013_02 Image Banner 142 x 60 24_09_2013_02 Image Banner 142 x 60
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 04 Ağustos 2020
İmsak 04:05
Güneş 05:40
Öğle 12:52
İkindi 16:41
Akşam 19:55
Yatsı 21:23
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurum BB 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25

Gelişmelerden Haberdar Olun

@