06.02.2014, 00:18 158

Ankara Valisi Jandarma Genel Müdürü mü olacak?

 Aralık 2013’te yazmıştım, “AKP Hükümeti Jandarma Genel Komutanlığı’nı Jandarma Genel Müdürlüğü’ne dönüştürmek için çalışmalarını sürdürüyor” diye. Bu açıklamama dolaylı bir açıklama ile böyle bir çalışmanın olmadığına dair bir cevap geldi. Ancak İçişleri Bakanlığı’ndan gelen haberler durumun hiç de öyle olmadığını ve AKP’nin artık Jandarma Genel Komutanlığı’na bir sivil genel müdür aradığını gösteriyor. Hatta böyle bir isim bulunmuş. En azından geçiş döneminde yandaş bir vali ile tepki uyandırmamak için güvenlik bürokrasisinden saygın bir isim ve devletin valisi olarak tanınan Ankara Valisi’nin ilk Jandarma Genel Müdürü yapılacağı haberleri dolaşıyor. Hatta, Hükümetin hazırladığı beşinci yargı paketinin içine Jandarma Genel Komutanlığı’nın sivilleştirilmesi adı altında AKP’lileştirilmesi sürecini yasalaştırmak için çalışmalar yapılacağı söyleniyor.      
 Türkiye, Başbakan Erdoğan’ın ifadesi ile bir Fetret Dönemi’nden geçmektedir. Fetret Dönemi kavramı Osmanlı tarihinden anılan bir kavramdır. 1402’de Ankara Savaşı’nda Yıldırım Beyazıt, Timur’a yenilince Osmanlı Devletinin iktidarı Yıldırım Beyazıt’ın oğulları Emir Süleyman, İsa Çelebi, Musa Çelebi ve Çelebi Mehmet arasında dağılmıştır. Her birisi ülkenin bir yanına hakim olan şehzadeler, ülkenin diğer bölgelerini de ele geçirmek için birbirleri ile savaşmışlardır. 1413’te I. Mehmet Han iktidarını sağlamlaştırmış ve Fetret Devri sona ermiştir. 
Başbakan Erdoğan’ın, kendi iktidarını Fetret Devri olarak nitelendirmesinin nedeni, ülkemizde de aynı anda çoklu iktidar yapısının oluşmasıdır; AKP devleti, Hizmet Cemaati devleti ve KCK devleti. Bütün bunların yanında köşeye itilmiş Türkiye Cumhuriyeti devleti. Bu devletler arasındaki çatışmadan dolayı, MİT’in Türkiye içinde örtülü operasyon yapma yeteneği ortadan kalkmış, Suriye’de muhalefete giden TIR’lar yakalanmaya başlanmıştır. Bu TIR’ların yasal olmadığı iddiası doğrudur ancak yasal olmadıkları için değil, devletler çatışmasından dolayı durdurulmaktadır. AKP “devleti” şimdi Adalet Bakanlığı ve poliste kendi hakimiyetini sağlamak için kapsamlı operasyonlar gerçekleştirmektedir.   
Jandarma Genel Komutanlığı’nın da genel müdürlüğe dönüştürülmesi çalışması bu politikanın sonucudur. AKP Hükümeti’nin ne yazık ki, düşman ordulardan daha çok Türk Silahlı Kuvvetleri’nden korktuğu görülmektedir. AKP Hükümeti’nin TSK’ya karşı adını doğru koyalım düşmanlığı ve derinden duyduğu korku o derecede seyretmiştir ki, yıllarca kurulan kumpaslara ortaklık etmek konusunda en ufak bir tereddüdü olmamıştır. Bu kumpasların Türkiye’nin ve Türk Milletinin güvenliğini ağır bir tehdit altına atması dahi AKP Hükümeti’ni harekete geçirmemiş, bütün otoriter parti yönetimlerinde olduğu gibi AKP iktidarının güvenliği Türkiye’nin güvenliğinin önüne konulmuştur. 
2007’den bu yana yürütülen operasyonlardan dolayı TSK’nın moral ve motivasyonu çok ağır darbeler almıştır. Orduda silah arkadaşlığı kavramı zayıflamıştır. Astsubayların ve uzmanların haklı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından gündeme taşınan talepleri karşılanmayarak, subay-astsubay geriliminin artırılması arzu edilmiştir. Deniz Kuvvetlerimize karşı sürdürülen operasyonlar neticesinde Doğu Akdeniz’in jeopolitik önemi büyük ölçüde artar, Suriye, Akdeniz’deki Afganistan’a döndüğü için daha güçlü bir donanma acil ihtiyaç haline gelirken, artık gemileri olan ancak amiral sınıfı tasfiye edilmiş bir deniz kuvvetlerimiz vardır. 
Pilotların zorunlu hizmet süresinin 15 yıldan 10 yıla düşürülmesinin ülke güvenliğine zarar vereceği, bu satırların yazarı dahil bir çok kurum ve kişi tarafından dile getirilmesine rağmen, burada yazılması gerekli olmayan bir neden ile AKP Hükümeti’nin ısrarı ile 10 yıla indirilmiştir. TSK’nın ağır baskı ve psikolojik operasyona maruz kalmasından dolayı pilotların, 10 yılı doldurunca kitleler halinde istifa etmeleri üzerine ortaya milli güvenlik tehdidi çıkınca AKP Hükümeti zorunlu hizmet süresini 14.5 yıla çıkarma kararı almıştır.   
Orta Doğu 2014 senesinde de büyük çatışmaların yaşanması muhtemel bir bölge. ABD’nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Council on Foreign Relations tarafından yayınlanan çalışmada 2014’te Orta Doğu ile ilgili önemli çatışma beklentileri şöyle sıralanmış; Etkisi Yüksek, OlasılıkOrta şekilde Suriye’ye dış müdahale, Etkisi Orta, Olasılık Yüksek şekilde Afganistan’da istikrarsızlık ve şiddetin artması, Pakistan’de şiddet ve istikrarsızlığın artması, Yemen’de El Kaide’nin güçlenmesi, Irak’ta Sünni-Şii iç savaşının başlaması, Suriye’deki iç savaşın Ürdün’e sıçraması, Etki Orta, Olasılık Orta Mısır’da politik istikrarsızlığın artması, Lübnan’da mezhep çatışmalarının artması, Etki Düşük, Olasılık Orta Türkiye’de PKK terörünün başlaması. 
Burada sayılan etkilerin tamamı ABD için ortaya çıkaracağı yüksek, orta ve düşük etkilerdir. 
Oysa bunların Türkiye üzerindeki etkilerinin daha fazla olacağı ortadadır. Türkiye istikrarsızlığın arttığı bir şiddet sarmalının ortasında bulunmaktadır. Üstelik bu sadece 2014 ile sınırlı bir durum da değildir. Gelecek 20 yılda Orta Doğu’da yeni devletler kurulurken bir çok devlet parçalanacak veya yok olacak. Amerikalı uzmanlar bu sayının 14’e kadar çıkacağını öngörüyor ve/veya arzu ediyorlar. Bu süreçte Orta Doğu’da melez savaşlar denilen konvansiyonel savaşlar ile gerilla savaşlarının karışımı savaşlar gerçekleşecektir. 
Halen Suriye’de yaşanan iç savaş yukarıda kastedilen anlamda bir melez savaşın prototiplerinden birisidir. Orta Doğu’nun Balkanlaşması adını verdiğim bu sürecin Türkiye üzerinde büyük bir basınç oluşturacağı ortadadır.
Türkiye’ye yönelik tehditler sadece dışarıdan kaynaklanmamaktadır. PKK tarihinin en güçlü seviyesine ulaştırılmıştır. KCK, devleti müzakere sürecini çok doğru adımlar ile değerlendirmiş, meşrulaşma sürecinde önemli adımlar atmış, Güneydoğu Anadolu’da devlet mekanizmasına paralel KCK  “devlet” mekanizmasını kurmuştur. PKK’lı çeteler kırsal alanda kurtarılmış bölgeler oluşturmuşlardır. 
30 Mart seçimlerinde örgüt, Güneydoğu illerinde 2011 seçimlerinde % 51 olan oy ortalamasını % 80’e çıkarmayı hedeflemektedir. PKK için seçimler seçim değil, demokratik özerklik için referandumdur. PKK, seçim sonrasında bir şehir ayaklanmasını göz önünde tutmaktadır. Bütün bu bölgesel karışıklıklar ve PKK terörünün beklenmesi gereken eylemleri karşısında Türkiye’nin elindeki en önemli güç, TSK-Jandarma-polis ve MİT’ten oluşan güvenlik sistematiğidir. 
 Polisin halen istihbarat ve terörle mücadele gibi kadroları tamamen dağıtılmış ve bir kısmı bu konularda deneyimsiz kadroların yerleştirilmesi ile kritik bir döneme girmiştir. İstanbul kenti gibi 14 milyonluk dev bir şehrin güvenliğinin başında hayatında bir gün polislik yapmamış bir vali bulunmaktadır. MİT, Türkiye içinde örtülü operasyon yapamayacak şekilde esir alınmış durumdadır. 200 subayı 1992-1994 süreci ile ilgili yargılanan ve yüzlerce subayı da yargılanmayı bekleyen TSK, Uludere’de Ocak 2014’ün üçüncü haftasında açılan PKK ateşine karşılık vermekten sakınmakta, ancak Ocak 2014’ün dördüncü haftasında Suriye’den ateş eden El Kaide’ye elindeki bütün mevcut silahlar ile ateş ederek cevap vermektedir. Bu siyasi baskı altına alınmış bir ordunun fotoğrafıdır.   
Bölgesel ve ulusal nitelikli bu şartlar karşısında Jandarma Genel Komutanlığı, gerilla savaşı ve melez savaş konusunda Türkiye’nin elindeki yetişmiş en iyi, deneyimli ve mobil birliklere sahip olan gücüdür. E. Genelkurmay Başkanı Org. Işık Koşaner, Kara Kuvvetleri’ni eleştirirken, jandarma için “onlar kendi işlerini iyi yapıyorlar” tespitini yapmaktadır. 
Özetle; Türkiye ve Orta Doğu bölgesi önümüzdeki 20 yılda büyük bir jeopolitik kırılma ve sosyal kaosa sürüklenirken, PKK ile ne yaşanacağı belirsizliğini muhafaza ederken, aklı evvel bazı danışmanlara uyarak Jandarma Genel Komutanlığı’nı kısa vadeli parti çıkarları uğruna feda etmek ve Jandarma Genel Müdürlüğü’ne dönüştürmek, büyük bir yanlıştır. AKP Hükümeti son 12 yılda Emniyet Genel Müdürlüğü’nü getirdiği noktayı şimdi görmekte ve kendince düzeltmeye çalışırken düşünmelidir: “Poliste yaptığım iyi mi ki jandarma da yapacağım iyi olsun.” 
Tekrar edelim: Jandarma Genel Komutanlığı’nda yapılacak iki şey, Genel Komutanın Jandarma içinden çıkmasını sağlamak ve 1980 öncesinde olduğu gibi sicil açısından valilere bağlamak ile sınırlı olmalıdır. Bunların dışında yapılacak her şey gereksiz, yanlış ve milli güvenliğimize yönelmiş bir tehdittir.
Yorumlar (0)
Son Yorumlar
Hibeleri NARLIGÖLÜ Kazanmak için ve Turizm Sektörü Ayağına Katmak için Kullanılmalı ve O Çevrenin HAYAT bulması için ugraşılmalı Niğde'nin olanı Niğdeye kazandırılması Çevre illere değil il Başkanlığı Kaçmıyor Ama NARLIGÖLÜ Kaptırmayın Dillendirin Bı İşe Yarayın...
Bu Toplantılarda Hibelerden bahsediliyor. Bu Hibeleri NARLIGÖLÜ Kazanmak için ve Turizm Sektörü Ayağına Katmak için Kullanılmalı ve O Çevrenin HAYAT bulması için ugraşılmalı Niğde'nin olanı Niğdeye kazandırılması Çevre illere değil
Serdar ortacın borcunu sılen devlet bankası cıftcının borcunu neden sılmezkı
Vali beyi tebrik ediyorum.Vatandaşın sevincinde,kederinde,acısında hep yanında oluyor.Beyefendi ve güvene dayalı ilişkileri ile Niğdelilerin sevgisini kazanıyor.Genç dinamik ve sempatik bir insan.İyi bir Devlet adamı.İnşAllah daha iyi görevlerde Türk Milletine hizmet eder.
Protokolün incelemesi demek problemin büyük ölçüde çözülmesi demektir.
kapalı
banner696
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 26 Ocak 2021
İmsak 06:19
Güneş 07:43
Öğle 12:59
İkindi 15:41
Akşam 18:04
Yatsı 19:23
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Fenerbahçe 20 42
3. Galatasaray 20 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Alanyaspor 20 34
6. Trabzonspor 20 33
7. Hatayspor 20 32
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Kasımpaşa 20 25
13. Rizespor 20 25
14. Sivasspor 20 24
15. Başakşehir 20 24
16. Konyaspor 20 23
17. Kayserispor 20 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 20 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. İstanbulspor 18 37
3. Samsunspor 18 36
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 18 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 18 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Menemen Belediyespor 18 19
15. Akhisar Bld.Spor 18 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Athletic Bilbao 19 24
10. Celta de Vigo 20 24
11. Cádiz 20 24
12. Levante 19 23
13. Getafe 19 23
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13

Gelişmelerden Haberdar Olun

@