22.08.2013, 20:24 163

AKP’nin Mısır politikasının açmazları

 Mısır’da askeri yönetimin izlediği Müslüman Kardeşler’i silahlı çatışma içine çekme ve silahlı çatışma/iç savaş sürecinde Cezayir konsepti ile ezme politikası her geçen gün biraz daha hızlı ilerliyor. 1990 ve 1991’de seçimleri kazanan İslami Selamet Cephesi ile Cezayir’in kurucu partisiUlusal Kurtuluş Cephesi ve ordu arasında çıkan iç savaş sonucunda ordu, İslami Selamet Cephesi’nin alt yapısını ezdi. 2002’de sona eren savaş Cezayir Ordusu’nun kesin galibiyeti ile bitti. Bundan dolayı, Arap Baharı, Cezayir’de bir yaprak dahi kımıldamasına neden olmadı. Şimdi Mısır Ordusu veya Mısır Ordusu içinde bir kanat, demokratik seçimlerin tekrarı konuşulurken, Müslüman Kardeşler’i iç savaşa çekmek üzerine kurulu bir siyaset izliyor. Müslüman Kardeşler ise Mısır Ordusu’nun kan dökmesinden çok şikayetçi değiller. Eğer Mısır Ordusu, Müslüman Kardeşler’i iç savaş ortamına, silah kullanmaya tahrik edemeden kan dökmeye devam ederse, Mısır içinde ve dışında orta vadede savunulması, desteklenmesi mümkün olmaktan çıkacak.
İşte böyle bir ortamda AKP Hükümetinin Mısır politikasını incelediğimiz zaman iki boyutta ele almak gereği ortaya çıkmaktadır. AKP’nin dış politikası; ABD, AB, Basra Körfez monarşileri ve özellikle Suudi Arabistan ile karşılaştırıldığında ahlaki bir niteliğe sahiptir. Bu ahlaki boyutu zedeleyen ise aynı hükümetin, örneğin Bahreyn’de
Şii ayaklanmasına yönelik Suudi Ordusu destekli kanlı bastırma sürecini görmemezlikten gelmesi ve susmasıdır. Keza bu ahlaki boyutu, Sudan’da soykırım sınırında katliamlara imza attığı belli olan Ömer El Beşir’in aynı hükümet tarafından desteklenmesidir.
Dış politikada ahlaki boyut önemli olmakla beraber daha önemli olan ve tarih boyunca ülkelerin dış politikalarına damgasını vuran reel politik ve ülke çıkarları olmuştur. AKP Hükümetinin ve Ahmet Davutoğlu’nun kendilerinden önceki beğenmedikleri Cumhuriyet Hükümetlerinden aldıkları miras, Türkiye’yi hem İsrail hem Suriye ile görüşme ve hatta aralarında arabuluculuk yapacak kadar iyi ilişkilere dayanıyordu. Ancak gelinen noktada Türkiye’nin nerede ise Orta Doğu’da iyi ilişki içinde olduğu ülke kalmamıştır. Orta Doğu’da “düşmanımın düşmanı dostumdur” ilkesi geçerli olmasına rağmen, Türk dış politikasında “düşmanımın düşmanı da düşmanımdır” ilkesi hakim olmuştur. Bugün Türkiye, hem İsrail hem de Suriye ve Mısır ile arası bozuk olan tarihteki ilk ülke olma konumundadır. Doğrusu Orta Doğu’da hem İsrail hem Suriye ve Mısır ile aynı anda düşmanca ilişkiler içinde olmak zordur ve AKP Hükümeti zoru başarmıştır.
Oysa Türkiye’nin Mısır’da yapması gereken askeri yönetim ile kavga etmek, Mısır Ordusu’nu itaatsizliğe çağırarak iki ülke arasındaki gergin ilişkileri daha da germek değildir. Türkiye’nin yapması gereken, askeri darbe sürecini mümkün olduğu kadar kısa sürecek şekilde Mısır’da arabuluculuk rolünü üstlenmeye çalışmaktır. Bu daha zor, daha fazla sabır isteyen yaklaşımdır. Ancak diplomasi de budur. Oysa, AKP Hükümeti, Orta Doğu bölgesindeki liderlere Türkiye’deki muhalefete davranır gibi davranmakta, ilişkilerinde Ankara’nın valilerden talep ettiklerini, diğer ülkelerin liderlerinden talep etmektedir.
Türkiye’nin değil, ABD’nin reel gücü bu tarz ile Orta Doğu’da istediği sonucu almaya muktedir değildir. Üstelik, Türkiye 2003’den buyana yumuşak güç unsurlarının etki sahasının ulaşabileceği sınırlara ulaşmıştır. Bundan sonra sert güç unsurları devreye girebilir. Ancak Suriye iç savaşı göstermiştir ki, sert güç unsurlarını PKK terör örgütüne karşı kullanamayan ve kendi ordusu ile kavga eden bir Türkiye’nin Orta Doğu’da etkili olması mümkün değildir.
Üstelik AKP Hükümeti etkisiz bir şekilde bağırıp çağırırken, Mısır’daki askeri yönetim Türkiye’ye ağır zararlar verebilir. Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi enerji kaynaklarından dışlayacak şekilde Yunanistan, Ürdün, Lübnan ve Güney Kıbrıs ile işbirliği yapabilir. Sözde Ermeni soykırımını kabul ederek, diğer Arap ülkeleri için bu konuda var olan psikolojik bariyeri kırabilir. Bunları hep birlikte düşünmek gerekmektedir.
Yorumlar (0)
banner833
kapalı
banner832
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 18 24
11. Çaykur Rizespor 18 23
12. Denizlispor 18 22
13. Gençlerbirliği 18 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 18 31
3. Bursaspor 18 30
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Keçiörengücü 18 28
6. Ümraniye 18 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 18 27
9. Altay 18 24
10. Balıkesirspor 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 22 64
2. Man City 24 51
3. Leicester City 24 48
4. Chelsea 24 40
5. M. United 24 34
6. Tottenham 24 34
7. Wolverhampton 23 34
8. Sheffield United 24 33
9. Southampton 24 31
10. Arsenal 24 30
11. Crystal Palace 24 30
12. Everton 24 30
13. Burnley 24 30
14. Newcastle 24 30
15. Brighton 24 25
16. Aston Villa 24 25
17. West Ham 23 23
18. Bournemouth 24 23
19. Watford 24 23
20. Norwich City 24 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Granada 20 27
11. Real Betis 20 27
12. Levante 20 26
13. Osasuna 20 25
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@